Seiko’nun 145. Yıl Dönümüne Özel Seri

Seiko’nun 145. yıl dönümünü anmak için, bu sınırlı üretim modeller başarıyı ve refahı sembolize eden sıcak altın tonlarını içeriyor.
Seiko’nun 145. Yıl Dönümüne Özel Seri


Seiko’nun hikayesi, kurucusu Kintaro Hattori’nin 1881 yılında Tokyo’nun Ginza semtinde saatlerin ithalatı, satışı ve onarımı için bir dükkân açmasıyla başladı. Kintaro, zaman zaman saatlerinin üzerine o dönemde popüler olan zarif ve detaylı desenler işlettirerek, şirketinin ustalığını ve işçiliğinin güzelliğini sergiledi. Kuruluşundan günümüze Seiko, yalnızca zamanı gösteren bir araç sunmayı değil, saatler aracılığıyla müşterilerinin hayatlarını keyif ve güzellikle zenginleştirmeyi amaçladı.

1892 yılında Kintaro, kendi saatlerini üretmek üzere Seikosha adlı fabrikasını kurdu ve yalnızca üç yıl içinde şirketin ilk cep saati olan Timekeeper’ı üretti. Kintaro’nun öncü ruhu, Japon saat yapımcılığının temellerini attı ve son 145 yıldır süregelen yenilik ve gelişimin gücü oldu.

King Seiko

Yeni King Seiko modeli, Kintaro’nun kendi saatlerine uygulamayı tercih ettiği işlemeli deseninden ilham alan bir kadrana sahip. Kenarlara doğru koyulaşan gri köşeli yapı desenin ince işçiliğini, altın renkli ibreler ve indeksler ile yazıların parlaklığını vurguluyor.

Parlak cilalı ve fırçalanmış yüzeylere sahip çok sıralı bilezik, düşük ağırlık merkezine sahip ince kasa ve Kalibre 6L35 sayesinde saat; zarif bir profil ve son derece konforlu bir kullanım sunuyor.

Prospex

Seiko’nun spor zamanlama alanındaki öncü mirası; 1964’te Japonya’nın ilk kronograf kol saati ve 1969’da kolon çarkı ile dikey kavramaya sahip, dünyanın ilk otomatik kronografı olan Speedtimer gibi önemli kilometre taşlarıyla şekillendi. Yeni Speedtimer mekanik kronograf, Kintaro’nun erken dönem saatlerine işlenen desenlerden ilham alan bir kadran deseni sunuyor; bu tasarım, Prospex saatlerinin ayırt edici özelliği olan okunabilirliği korurken klasik bir görünümle yeniden yorumlandı. Beyaz kadran üzerinde yer alan altın renkli detaylar, saatin zarif şıklığını ön plana çıkarıyor. Mirasın izlerini taşıyan model, 1960’lar ve 70’lerin Speedtimer kronograflarındaki akıcı tasarımlardan ve zarif hatlara sahip bileziklerden esinleniyor.

Seiko’nun en yetkin ustaları tarafından elle monte edilen Kalibre 8R48’ten gücünü alan kronograf, dikey kavrama ve kolon çarkı sayesinde yüksek hassasiyet ve güvenilirlik sunuyor. MEMS teknolojisiyle hafif ve dayanıklı hâle getirilen eşapman ise mekanizmanın performansını daha da artırıyor.

Presage

Presage modeli, Timekeeper’ın bir varyasyonundan ilham alıyor. Oval formundaki tepe ve ince, üç boyutlu detaylarla süslenmiş bezel, tarihi saatin siluetini yansıtıyor. Timekeeper’da olduğu gibi bu Presage yorumunda da pürüzsüz beyaz emaye kadran yer alıyor. İnce Roma rakamları yer alan kadran, yüksek okunabilirliği korurken eski dönemlerin zarafetini yansıtıyor. Bir diğer vintage ilhamlı özellik olan kutu formundaki cam ise tasarıma zengin bir derinlik kazandırıyor.

Tasarım, üç günlük güç rezervine sahip otomatik Kalibre 6R51, ile çalışıyor.

Astron

Astron adı, ilk günden bu yana her zaman yenilikçilik ruhunu bünyesinde taşıdı. Seiko, 1969 yılında dünyanın ilk quartz saati olan Quartz Astron’u tanıttı ve ardından patentini tüm dünyaya açarak zamanı herkes için erişilebilir hale getirdi. 2012 yılında ise Astron adı, dünyanın ilk GPS güneş enerjili saatinin satışa sunulmasıyla yeniden hayat buldu.

Yeni GPS Solar Dual-Time Kronograf, Astron’un yenilikçi ruhunu kutluyor. Kadrandan bileziğe ve kasaya kadar saatin her noktasında yer alan altın renkli detaylar bu anlayışı yansıtıyor. Bezelde kullanılan altın renkli safir cam, tasarıma derinlik ve boyut kazandırıyor. UTC ölçeğinde 1, 4 ve 5 rakamlarında yer alan altın renkli indeksler ise 145. yıl dönümüne zarif bir gönderme niteliği taşıyor.

Kalibre 5X83 ile çalışan tasarım, günde iki defaya kadar GPS ağına otomatik olarak bağlanıyor; tek bir butona basılarak manuel bağlantı da kurulabiliyor. Böylece dünyanın neresinde olursa olsun yüksek hassasiyetini koruyor.

Total
0
Shares
You May Also Like